Celcelutiye 4. Sayfa

Sayfa 4 / 10

33
بِيَاهٍ وَيَايُوهٍ وَيَا خَيْرَ بَازِخٍ وَيَا مَنْ لَنَا الْاَرْزَاقُ مِنْ جُودِهِ نَمَتْ
Bi yâhin ve yâyûhin ve yâ ħayra bâziħin Ve yâ men lenâl erzâqu min cûdihî nemet
Ey gerçek mabud yâ Hu ve Yâ hayrel halikin! Ve ey bizim için rızıklar onun cömertliğinden coşup gelen.
34
نَرُدُّ بِكَ الْاَعْدَٓاءَ مِنْ كُلِّ وِجْهَةٍ وَبِاْلاِسْمِ تَرْمِيهِمْ مِنَ الْبُعْدِ بِالشَّتَتْ
Neruddu bikel é’dâe min kulli vichetin Ve bil ismi termîhim minel bú’di biş şetet
Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla def ederiz. Sen de isminle onlara uzaktan atar ve onları dağıtırsın.
35
وَاخْذُلْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِفَضْلِ مَنْ اِلَيْهِ سَعَتْ ضَبُّ الْفَلَاةِ وَقَدْ شَكَتْ
Ve eħžilhum yâ žel celâli bi fađli men İleyhi seát đabbul felâti ve qad şeket
Ey Celal sahibi! Çöl kelerinin yanına koşarak gelip şikayetini arzettiği zatın hürmetine onları yüzüstü ve yardımsız terket.
36
فَاَنْتَ رَجَٓائِى يَٓا اِلٰهِى وَسَيِّدِى فَفُلَّ لَمِيمَ الْجَيْشِ اِنْ رَامَ بِى عَبَتْ
Fe ente recâî yâ ilâhî ve seyyidî Fe fulle lemîmel ceyşi in râme bî ábet
Yâ ilahi benim ümidim ve seyyidim yalnız sensin. Beni tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt.
37
وَكُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ وعَنِّى بِاَقْسَامِكَ حَتْماً وَمَا حَوَتْ
Ve kuffe cemîál muđirrîne keydehum Ve ánnî bi eqsâmike ĥatmên ve mâ ĥavet
Kesin yeminlerin muhtevaları hürmetine, bütün zararlıların tuzaklarını benden defet.
38
فَيَا خَيْرَ مَسْؤُلٍ وَاَكْرَمَ مَنْ اَعْطٰى وَيَا خَيْرَ مَأْمُولٍ اِلٰى اُمَّةٍ خَلَتْ
Fe yâ ħayra mes’ûlin ve ekreme men áŧâ Ve yâ ħayra me’mûlin ilâ ummetin ħalet
Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi.
39
اَقِدْ كَوْكَبِى بِاْلاِسْمِ نُوراً وَبَهْجَةً مَدَى الدَّهْرِ والْاََيَّامِ يَا نُورُ جَلْجَلَتْ
Eqid kevkebî bil ismi nûrân ve behceten Medâd dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet
Ey gizliliklere ismiyle nüfuz eden Nur! Isminle yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir!
40
بِاٰجٍ أَهُوجٍ جَلْمَهُوجٍ جَلَالَةٍ جَلِيلٍ جَلْجَلَيُّوتٍ جَمَاهٍ تَمَهْرَجَتْ
Bi âcin ehûcin celmehûcin celâletin Celîlin celcel(eyy)ûtin cemâhin temehracet
Ey Ehad, Bedi,Aziz ve Celil olan Allah’ım Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır.
41
بِتَعْدَادِ اَبْرُومٍ وَسِمْرَازِ اَبْرَمٍ وَبَهْرَتِ تِبْرِيزٍ وَاُمٍّ تَبَرَّكَتْ
Bi té’dâdi ebrûmin ve simrâzi ebramin Ve behrati tibrîzin ve ummin tebarraket
Ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum.
42
تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرّاً بَيَانَةً تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرّاً تَنَوَّرَتْ
Tuqâdu sirâcun nûri sırrân beyâneten Tuqâdu sirâcus surci sirrân tenevveret
Nurun kandili gizli fakat açık bir biçimde tutuşturulur. Kandiller kandili gizli olarak nurlanır.
3 sayfa okundu