1يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِYâ Men yühikku’l-hakka bikelimâtihEy kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren,
2يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِYâ Men lâ mü’akkibe lihukmihEy hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan,
4يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِهِYâ Men yehûlü beyne’l-mer’i ve kalbihEy kişiye kalbinden daha yakın olan,
5يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِYâ Men yakbelü’t-tevbete an ‘ibâdihEy kullarından tövbeyi kabul eden,
6يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِهِYâ Men lâ tenfe’u’ş-şefa’atü illâ biiznihEy izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen,
7يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِYâ Meni’s-semâvâtü matviyyâtün biyemînihEy bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan,
8يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِYâ Men hüve a’lemü bi men dalle ‘an sebîlihEy yolundan sapanları en iyi bilen,
9يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِYâ Men yüsebbihu’r-ra’dü bihâmdi-hi ve’l-melâiketü min hîfetihEy gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla Kendisini tesbih ettiği,
10يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِYâ Men yürsilü’r-riyâha büşran beyne yedey rahmetihEy rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen,
11سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٦﴾Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne neccinâ mine’n-nâr.Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.