1يَا مَنْ هُوَ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذَّاكِرِينَYâ Men hüve zikruhû şerafün li’z-zâkirînEy zikri Kendisini zikredenlere büyük şeref olan,
2يَا مَنْ هُوَ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشَّاكِرِينَYâ Men hüve şükruhû fevzün li’ş-şâkirînEy şükrü Kendisine şükredenlere büyük kurtuluş olan,
3يَا مَنْ هُوَ حَمْدُهُ فَخْرٌ لِلْحَامِدِينَYâ Men hüve hamdühû fahrun li’l-hâmidînEy hamdı Kendisini övenlere büyük iftihar vesilesi olan,
4يَا مَنْ هُوَ طَاعَتُهُ نَجَاةٌ لِلْمُطِيعِينَYâ Men hüve tâ’atühû necâtün li’l-mütî’înEy tâati, Kendisine itaat edenlere necât olan,
5يَا مَنْ هُوَ بَابُهُ مَفْتوُحٌ لِلطَّالِبِينَYâ Men hüve bâbühü meftûhun li’t-tâlibînEy kapısı, Kendisini arayanlara açık olan,
6يَا مَنْ هُوَ سَبِيلُهُ وَاضِحٌ لِلْمُؤْمِنِينَYâ Men hüve sebilühû vâdihun li’l-mü’minînEy yolu müminlere zâhir ve belli olan,
7يَا مَنْ هُوَ اٰيَاتُهُ بُرْهَانٌ لِلنَّاظِرِينَYâ men hüve âyâtühû bürhânün Ii’n-nâzirînEy âyetleri bakanlar için kesin delil olan,
8يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُوقِنِينَYâ men hüve kitâbühû tezkiratün li’l-mûkınînEy kitabı kuvvetli îman sahipleri için öğüt olan,
9يَا مَنْ هُوَ عَفْوُهُ مَلْجَأٌ لِلْمُذْنِبِينَYâ men hüve ‘afvühü melceün li’l-müznibînEy affı günahkarlar için sığınak olan,
10يَا مَنْ هُوَ رَحْمَتُهُ قَرِيبٌ لِلْمُحْسِنِينَYâ men hüve rahmetühû karîbûn li’l-muhsinînEy rahmeti muhsinler için yakın olan,
11سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٤﴾Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne neccinâ mine’n-nâr.Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.