Evrad-ı Kudsiye 2. Sayfa

Sayfa 2 / 10

16
سُبْحَانَكَ يَا مَنْ لاَتَطْرَأُ عَلَيْهِ اْلاٰفَاتُ
subhaneke yâ men lâ tedra’u aleyh-il âfâtu
Ey Kendisine âfet ve musibetler yanaşamayan zat, Sen her türlü ayıp ve noksandan münezzehsin!.
17
سُبْحَانَكَ يَامُكَوِّنَ اْلاَزْمِنَةِ وَاْلاَوْقَاتِ عَلاَ قَدْرُكَ وَتَعَالَيْتَ عَمَّا يَقُولُ الظَّالِمُونَ عُلُوًّا كَـبِيرًا
Subhaneke yâ mu-kevvin-el ezmineti vel-evkâti alâ kadruke ve te’âleyta ammâ yekûl-uz-zâlimûne uluvven kebiyrâ.
Ey zamanları, vakitleri var eden zat, Kadrin yücedir senin. Zalimlerin dediklerinden son derece üstünsün, Sen her türlü ayıp ve noksandan münezzehsin!.
18
سُبْحَانَكَ يَامُعْتِقَ الرِّقَابِ
Subhaneke yâ mû’tik-er-rıkâbe
Ey esirleri azat eden zat, Sen her türlü ayıp ve noksandan münezzehsin!.
19
سُبْحَانَكَ يَامُسَبِّبَ اْلاَسْبَابِ
subhaneke yâ musebbib-el esbâbi
Ey sebepleri yaratan, meydana getiren, müsebbibul esbab, Sen her türlü ayıp ve noksandan münezzehsin!.
20
سُبْحَانَكَ يَاحَىُّ يَا قَيُّومُ الَّذِى لاَيَمُوتُ
subhaneke yâ hayyu yâ kayyûmullezî lâ yemûtu
Ey mutlak, zatî, ezelî ve ebedî hayat sahibi olan Hayy ve her şeyi ayakta tutan, kendisi ise zatiyle kaim olan, hiç ölmeyen Kayyûm, Sen her türlü ayıp ve noksandan münezzehsin!.
21
سُبْحَانَكَ يَا اِلهِٰى وَاِلٰهَ النَّاسُوتِ
subhâneke yâ ilâhi ve ilâh-en-nâsûti
Ey benim ve bütün insanların İlâh ve mabudu!
22
خَلَقْتَنَارَبَّنَا بِيَدِكَ وَفَضَّلْتَنَا عَلىٰ كَـثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ فَلَكَ الْحَمْدُ وَالنَّعْمَآءُ وَلَكَ الطَّوْلُ وَاْلاٰلَاءُ
halaktenâ Rabbenâ bi-yedike ve feddaltenâ alâ kesiyrin min halkıke felek-el hamdu ven-na’ma’u 22 * ve le-ket-tavlu vel-alâ’u
Ey Rabbimiz! Bizi kudret elinle yarattın, birçok yaratıklardan üstün kıldın. Hamd ve nimetler ancak senindir, Sana döner, bolluklar, minnetler fazıl ve keremler ancak sana mahsustur.
23
تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ نَسْتَغْفِرُكَ وَنَتُوبُ اِلَيْكَ
tebârekte Rabbenâ ve te’âleyte nes-tağfiruke ve netûbu ileyke.
Şanın pek yücedir, sonsuz derece üstünsün, Senden mağfiret diliyoruz, Sana döndük, Sana geldik tevbe ediyoruz.
24
اَللّٰهُمَّ اَنْتَ اْلاَوَّلُ فَلاَ شَىْءَ قَبْلَكَ
Allâhumme entel evvelu felâ şey’e kableke
Allah’ım! Sen evvelsin; başlangıcın yoktur. Sen’den önce hiçbir şey yoktu, olamaz.
25
وَاَنْتَ اْلاٰخِرُ فَلاَ شَىْءَ بَعْدَكَ
ve ent-el-âhiru felâ şey’e bâ’deke
Sen Âhir’sin! Sonsuzsun; Senden sonra hiçbir şey yoktur, asla olamaz.
26
وَاَنْتَ الظَّاهِرُ فَلاَ شَىْءَ يُشْبِهُكَ
ve ent-ez-zâhiru felâ şey’e yuşbihuke
Sen Zâhir’sin; varlığın her şeyden daha aşikâr ve açıktır.
27
وَاَنْتَ الْبَاطِنُ فَلاَ شَىْءَ يَرَاكَ
ve ent-el bâtınu felâ şey’e yerâke
Sen Bâtınsın, her şeyden daha ötesin, hiçbir şey Seni göremez.
28
وَاَنْتَ الْوَاحِدُ بِلاَ كَثيِرٍ
Ve entel vâhidu bilâ kesiyrin
Sen çokluğu olmayan Bir’sin.
29
وَاَنْتَ الْقَادِرُ بِلاَ وَزِيرٍ
ve ent-el kâdiru bilâ veziyrin
Sen yardımcısı bulunmayan Kudret sahibisin.
30
وَاَنْتَ الْمُدَبِّرُ بِلاَ مُشِيرٍ
ve entel mudebbiru bilâ muşiyrin
Sen kimsenin irşad ve yol göstermesine muhtaç olmadan her şeyi tedbir edensin.
1 sayfa okundu