Evrad-ı Kudsiye Duası 4. Sayfa

حٰمۤ حٰمۤ حٰمۤ حٰمۤ حٰمۤ حٰمۤ حٰمۤ حُمَّ اْلاَمْرُ وَجَاءَ النَّصْرُفَعَلَيْنَا لاَيُنْصَرُونَ
46Hâ-mîm Hâ-mîm Hâ-mîm Hâ-mîm Hâ-mîm. Ha¬mîm Hâ-mîm Hummel-emru ve câ’en-nasru fe-aleynâ lâ yunsarûn.
46Hâ mim… Hâ mim… Hâ mim… Hâ mim… Hâ mim… Hâ mim… Hâ mim… İş tamamlandı, zafer geldi, düşmanlar bize asla gâlib gelemezler.
حٰمۤ ﴿﴾ تَنْزيِلُ الْكِتَابِ مِنَ اللهِ الْعَزيِزِ الْعَليِمِ ﴿﴾ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِى الطَّوْلِ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ اِلَيْهِ الْمَصِيرُ
47Hâ-mîm * Tenzîl-ul-kitâbi minAllâh-il-aziz-il-aliym * Ğâfir-iz-zenbi ve kâbil-it-tevbi şedîd-il-i kâbi zit-tavli lâ ilâhe illâ huve ileyh-il-masiyr.
47Hâ mim… bu kitap izzet sahibi olan Aziz, ilim sahibi olan Alîm olan Allah tarafından indirilmiştir. O günahları bağışlayan, tevbeleri kabul buyuran, azabı pek şiddetli ve fazlı bol olandır O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş O’nadır.
يَفْعَلُ الله ُ مَا يَشَآءُ بِقُدْرَتِهِ ﴿﴾ وَيَحْكُمُ مَا يُرِيدُبِعِزَّتِهِ
48Yef al’ullâhu mâ yeşâ’u bi-kudretihi *v e yahkûmu mâ yurîdu bi-ızzetihi
48Allah dilerse kudretiyle her şeyi yapar, izzetiyle her hükmü verir.
وَلاَمُنَازِعَ لَهُ فِى جَبَرُوتِهِ ﴿﴾ وَلاَشَرِيكَ لَهُ فِى مُلْكِهِ
49ve lâ munâzia lehû fî ceberûtihi *ve lâ şerîke lehû fi mulkihi.
49Hâkimiyet ve her şeyi zabt u rabt altında tutmasında rakibi yoktur, kimse O’na karşı gelemez.
سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ ﴿﴾ مَاشَاءَ اللهُ كَانَ وَمَا لَمْ يَشَاْ لَمْ يَكُنْ
50Subhanallahi ve bi-hamdihi Lâ kuvvete illâ billahi * mâşâ’allâhu kâne vemâ lem yeşe’ lem yekun
50Allah’ı layık olmadığı her türlü şeyden tenzih eder, O’na layık hamd ederiz. Onun kuvvet ve yardımı olmadan, hiçbir şeye gücümüz yetmez. O dilerse her şey olur. Dilemezse hiçbir şey olmaz.
اَعْلَمُ اَنَّ اللهَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
51â’lemu ennallâhe alâ kulli şey’in kadîrun
51Biliyorum Allah her şeye kadirdir,
وَاَنَّ اللهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا ﴿﴾ وَاَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًا
52ve ennallâhe kad ehâta bi-kulli şeyin ilmen. * ve ehsâ kulle şey'in adedê
52Allah ilmi ile her şeyi ihata eden, her şeyi her şe’niyle bilendir. Bilinen bilinmeyen her şeyin sayısını bilen, hesabını yapandır.
اَللّٰهُمَّ لاَ تَقْتُلْنَا بِغَضَبِكَ ﴿﴾ وَلاَتُهْلِكْنَا بِمَثُلاَتِكَ ﴿﴾ وَعَافِنَا قَبْلَ ذٰلِكَ ﴿﴾ يَآاَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
53ve ehsâ kulle şey'in adedê Allâhumme lâ laktulnâ bi-gadabike * ve lâ tuhliknâ bi-mesulâtike * ve âfina kable zâlike*Yâ erhamer-râhimîn.
53Allah’ım! Bizi gazabınla öldürme, azabınla helak etme. Ondan önce bizi affet, Senden öte merhamet eden kimse yoktur, Sen Erhamürrahiminsin.
سُبْحَانَ اللهِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ
54Subhânellâhil-melik-il kuddûsi
54Bütün mevcudatın mutlak maliki, Zat-ı akdesi, seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
سُبْحَانَ ذِى الْمُلْكِ وَالْمَلَكُوتِ
55Subhâne zil-mulki vel-melekûti
55Mülk ve melekût âlemlerinin sahibi olan Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
سُبْحَانَ ذِى الْعِزَّةِ وَالْعَظَمَةِ وَالْهَيْبَةِ وَالْقُدْرَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْجَلاَلِ وَالْجَمَالِ وَالْكَمَالِ وَالْبَقَاءِ وَالسُّلْطَانِ وَالْجَبَرُوتِ
56Subhâne zil-ız-zeti vel-azameti vel-heybeti vel-kudrati vel-kibriyâi vel celâli vel cemâli vel kemâli vel bekâi ves-sultâni vel-ceberûti
56İzzet, azamet, heybet, kudret, kibriya (büyüklük) celal (yücelik), cemal (güzellik), kemal (mükemmellik), beka, saltanat, ceberut (hâkimiyet) sahibi Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْحَىِّ الَّذِى لاَيَنَامُ وَلاَيَمُوتُ اَبَدًا بَاقِيًا دَائِمًا ﴿﴾ سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ
57Subhânel melik-il hayyillezî lâ yenâmu ve lâ yemûtu ebeden bâkıyen dâimen. * Subbûhun kuddûsun Rabbunâ ve Rabbul melâ’iketi verrûh
57Her şeyin sahibi, hükümdarı Melîk, uyumayan ve ebediyyen ölmeyen, daim baki kalan Hayy, bütün mevcudatın tesbih ettiği, Rabbimiz ve bütün melâikelerin Rabbi, Cebrail’in Rabbi olan Zat-ı Akdesi, noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
اَللّٰهُمَّ عَلِّمْنَامِنْ عِلْمِكَ ﴿﴾ وَفَهِّمْنَا عَنْكَ ﴿﴾ وَقَلِّدْنَا بِصَمْصَامِ نَصْرِكَ
58Allâhumme allimnâ min ılmike * ve fehhimnâ anke *ve kallidnâ bi-samsâmi nasrike
58Allah’ım! Bize ilminden bir şeyler öğrenmeyi nasip et. Bize kendini bildir, Seni tanıyalım, Seni bilelim. Boynumuza yardımının, nusretinin keskin kılıncını tak.
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا لَكَ شَاكِرًا * وَلَكَ ذَاكِرًا * وَلَكَ رَاهِبًا * وَلَكَ مِطْوَاعًا * وَلَكَ مُخْبِتًا * وَاِلَيْكَ اَوّاَهًا مُنِيبًا
59Allâhummec’alnâ leke şâkiran * ve leke zâ-kiran * ve leke râhiben * ve leke mitvêan ve leke muh biten ve ileyke evvâhen muniybâ.
59Allah’ım! Bizim her birimizi, Sana şükreden, Seni zikreden, Azabından korkarak, günah ve isyandan sana kaçan, Senin emirlerine itaat eden, Sana boyun eğen, Sana niyaz edip yalvaran, Sana yönelip tevbe edenlerden kıl
اَلّلٰهُمَّ تَقَبَّلْ تَوْبَتَنَا * وَاغْسِلْ حَوْبَتَنَا * وَسَدِّدْ مَقَاوِلَنَا * وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ صُدُورِناَ * وَاَذْهِبِ الذَّحْلَ وَالرَّانَ وَاْلاِحْنَةَ مِنْ قُلُوبِنَا
60Allâhumme tekabbel tevbetenâ* vağsil havbetenâ * ve seddid makâvilenâ * veslul sehîmete sudûrinâ * ve ezhib-iz-zahle ver-râne vel-ıhnete min kulûbinâ.
60Allah’ım! tevbemizi kabul buyur, günahlarımızı izale edip bizleri tertemiz eyle, bizleri sözlerimizde yanılmadan muhafaza edip doğru kıl, göğsümüzdeki kötülükleri, kinleri söküp at, kalplerimizdeki düşmanlık, kin ve katılığı gider.
3 sayfa okundu