Abdülkâdir Geylânî’nin Hizbü’n-Nasr Duası 2. Sayfa

حَتَّى لَا تَـبْـقَى لَهُمْ بَاقِـيَـةٌ، وَلَا يَجِدُوا لَهُمْ وَاقِـيَـةً، وَاشْغَلْهُمْ بِأَبْدَانِهِمْ وَأَنْـفُسِهِمْ، وَارْمِهِمْ بِصَوَاعِقِ انْتِقَامِكَ، وَابْطِشْ بِهِمْ بَطْشًا شَدِيدًا، وَخُذْهُمْ أَخْذًا عَزِيزًا،
öyle bırakma ki bir kırıntıları dahi kalmasın.. sığınacak bir yer bulamaz olsunlar.. onları hep kendi beden ve canlarıyla meşgul et. Allahım! Senin bir ismin de Müntakimdir. Onları yıldırımlara maruz bırakıp öylece intikamını al. Şiddetle derdest et ve hiç kımıldayamayacakları şekilde kabza-ı tasarrufuna al.
إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ ❁
Allahım! Hiç şüphesiz Sen her şeye kâdirsin ve yegâne güç ve kuvvet sahibisin.
اَللّٰهُمَّ لَا أَمْنَـعُهُمْ وَلَا أَرْفَعُهُمْ إِلَّا بِكَ ❁
Allahım! (Temerrüt ve din düşmanlığını meslek edinen) o düşmanları ancak Senin inayetinle engelleyebilirim.
اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِي نُحُورِهِمْ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شُرُورِهِمْ، يَا مَالِكَ يَوْمِ الدِّينِ إِيَّاكَ نَعْبُدُ، وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ عَلَيْهِمْ، فَدَمِّرْهُمْ تَدْمِيرًا، وَتَـبِّرْهُمْ تَـتْبِيرًا، فَاجْعَلْهُمْ هَبَاءً مَنْـثُورًا، [أٰمِينَ (٣)]، [يَا اَللّٰهُ (٣)] ❁
Allahım! Onlarla aramıza Senin havl ve kuvvetini perde yapıyor ve bizi onların şerlerinden koruman için Dergâh-ı İzzetine istiâzede bulunuyoruz. Ey din gününün sahibi Rabbimiz, yalnız Sana kullukta bulunur, sadece Senden yardım dileniriz. Ne olur, o din-diyanet düşmanlarını, kötülük için kullandıkları bütün sistemleriyle beraber viran hâle getir, helake maruz bırak ve toz duman eyle. Âmîn! Âmîn! Âmîn! Ya Allah! Ya Allah! Ya Allah!
1 sayfa okundu