1
وَ غَلَبَ قَهْرُكَ وَ جَرَتْ قُدْرَتُكَ وَ لاَ يُمْكِنُ الْفِرَارُ مِنْ حُكُومَتِكَ اَللَّهُمَّ لاَ اَجِدُ لِذُنُوبِى غَافِراً وَ لاَ لِقَـبَائِحِى سَاتِراً وَ لاَ لِشَىْءٍ مِنْ عَمَلِىَ الْقَبِيحِ بِالْحَسَنِ مُبَدِّلاً غَيْرَكَ لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْـحَانَكَ وَ بِحَمْدِكَ ظَلَمْتُ نَفْسِـى وَ تَجَرَّأْتُ بِجَهْلِى وَ سَكَنْتُ اِلَى قَدِيمِ ذِكْرِكَ لِى وَمَنِّكَ عَلَىَّ
ve galebe gahruke ve ceret gudretuk.
Ve la yum-kin’ul-firaru min hukûmetik. Allahumme la ecidu li-zunûbî ğafiran ve la li-gabeihî satiran.
Ve la li-şey’in min ameliye’l-gabîhi bi’l-haseni mubeddi-len ğayrek. La ilâhe illa ente; subhaneke ve bi-hamdik. Zalemtu nefsî ve tecerra’tu bi-cehlî.
Ve sekentu ila gadîmi zikrike lî ve mennike aleyy.
Kahrın galip ve kudretin her yerde câridir ve senin hükümetinden kaçmak imkânsızdır.
Allah’ım! Senden başka günahlarımı bağışlayacak, kabahatlerimi örtecek, kötü amelimi iyiye çevirecek birini bulamam. Senden başka ilâh yoktur; münezzehsin;
sana hamd ederim. Ben kendime zulmettim ve câhilliğim yüzünden itaatsizlik yaptım ve beni (ta) eskiden beri unutmadığından ve bana lütuf ve ihsanından dolayı rahatladım (ve korkmadan sana isyan ettim).