Tahmidiye Duası 1. Sayfa

Duanın okunuşunu aşağıdaki videodan açarak dinleyebilir veya takip edebilirsiniz.

اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ
1Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber. Allâhu ekber.
1Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber. Allâhu Ekber.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
2Bismillâhirrahmânirrahîm.
2Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
فَرْدٌ ● حَىٌّ ● قَيُّومٌ ● حَكَمٌ ● عَدْلٌ ● قُدُّوسٌ
3Ferdun, Hayyun, Kayyûmun, Hakemun, Adlun, Kuddûs.
3Ferdün. Hayyün. Kayyûmun. Hakemün. Adlün. Kuddûs.
فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ
4Fe enzelellâhu sekînetehu aleyh.
4“Allah, Resûlü’nün üzerine sekînetini, huzur ve güven duygusunu indirdi.” - (Tevbe, 9/40)
لاَ يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ
5Lâ yahzunuhumu'l-fezeu'l-ekber.
5“O en büyük dehşet (Sûr’a ikinci üfleyiş) onları tasalandırmaz.” - (Enbiyâ, 21/103)
يُرْزَقُونَ فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ
6Yurzekûne ferihîne bimâ âtâhum.
6“Allah’ın lütfundan ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler.” - (Âl-i İmran, 3/170)
سَلاَمٌ قَوْلاً مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ
7Selâmun kavlen min rabbin rahîm.
7“Rabb-i Rahîm’den sözle olan bir selâm yine onlara...” - (Yâsîn, 36/58)
يَا نَارُ كُون۪ى بَرْدًا وَسَلاَمًا
8Yâ nâru kûnî berden ve selâmâ.
8(Biz ateşe şöyle ferman ettik:) “Ey Ateş! (Dokunma İbrâhim’e!) Serin ve selamet ol (ona)!” - (Enbiyâ, 21/69)
لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
9Lillezîne âmenû huden ve şifâ'.
9“O (Kur’ân), iman edenler için hidâyet ve şifâdır.” - (Fussilet, 41/44)
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ
10Ve nunezzilu mine'l-kur'âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil-mu'minîn.
10“Biz Kur’ân’ı mü’minlere şifa ve rahmet olarak indiririz...” - (İsrâ, 17/82)
وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ● عَلَى الْا۪يمَانِ بِاللّٰهِ وَعَلٰى وَحْدَانِيَّتِه۪ وَعَلٰى كُلِّ اسْمٍ مِنْ اَسْمَٓائِه۪ وَعَلٰى كُلِّ صِفَةٍ مِنْ صِفَاتِه۪ سُبْحَانَهُ حَمْدًا بِعَدَدِ جَم۪يعِ تَجَلِّيَاتِ اَسْمَٓائِه۪ وَصِفَاتِه۪ جَلَّ جَلاَلُهُ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ لَٓا اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ
11Velhamdulillâhi rabbi'l-âlemîn. Alâ'l-îmâni billâhi ve alâ vahdâniyyetihî ve alâ kulli ismin min esmâihî ve alâ kulli sıfetin min sıfâtihî subhânehu hamden bi-adedi cemîi tecelliyâti esmâihî ve sıfâtihî celle celâluhu mine'l-ezeli ile'l-ebedi lâ ilâhe illâ hû.
11Kusur ve noksanlıktan münezzeh olan Allah’a, O’nun birliğine, isimlerinden her bir isme ve sıfatlarından her bir sıfatına îmân nimeti için; ezelden ebede kadar isim ve sıfatlarının tecellîlerinin tamamı adedince Âlemlerin Rabbi olan ve kendisinden başka gerçek ilâh bulunmayan Allah’a hamd olsun.